Arşiv
Tırtılın ayakları çoktu. O bunu hiçbir zaman sıkıntı yapmıyordu. Çekirgenin 4 ayağı vardı. Hele iki tanesi ne güzel zıplamasına vesile oluyordu. Zıp oraya zıp buraya…tırtıl ne güzel ayaklarım çok ama bu büyük bir sorun değil diyerek yoluna devam ederken kendisine doğru gelmekte olan iki ayaklı tavuğu gördü. Amanın ayakları birbirine dolandı, durdu. Ayak sayısının çokluğu koşmanında çok olacağını göstermiyordu. Tavuk yaklaştı yaklaştı..birden tavuğu dört ayaklı tilki yakaladı. Tilkinin ayak sayısı tavuğunkinden fazlaydı ve bu çokluk ayak sayısının çokluğunun koşmanında çok olabileceği anlamına geliyordu.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kadıncağızın bir oğlu varmış. Herkes bu çocuğu keloğlan diye çağırırmış. Bu ana oğul çok fakir imişler. Yalnız birçok tavukları olduğundan bunların yumurtasını satarak geçinip giderlermiş.
Bir gün tavuklar yumurtlamamış, kadın da oğluna tavuklardan birini satarak ekmek almasını söylemiş. Keloğlan tavuklardan birini alarak, pazara gitmiş ve bir hamamcıya satmış. Fakat hamamcı parayı peşin vermeden gitmeye başlamış. Keloğlan da peşini takip etmiş. Hamamcının eve girdiğini görünce o da hemen arkasından girmiş ve onu gözetleyerek dinlemeye başlamış. Hamamcı tavuğu karısına uzatarak:
Bunu al, iyice temizle, haşlayarak suyuna güzel bir pilav yap, akşamüzeri bir uşak göndererek aldıracağım, demiş ve sokağa çıkarak uzaklaşmış.
Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki “Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim.
Bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçük kalmış ki, boyu bir başparmaktan fazla uzamamış. Bunun için ona “Parmak Çocuk” derlermiş.
Ama çocuğun cesareti pek fazlaymış. Bir gün babasına demiş ki:
Babacığım, ne olursa olsun ben uzaklara gideceğim!
Çalıların içinde bir ördek kuluçkaya oturmuş yumurtalarını bekliyormuş. Uzun süredir tek başına oturmaktan sıkıldığı için yumurtaları çatlar çatlamaz sevinçle vaklayarak üzerlerinden kalkmış.