Arşiv

‘serçe’ Etiketi için arşiv
25 Mayıs 2009 22:18 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Fıkralar

Serçenin biri bir bahar günü uçuyormuş.

Bir anda farketmiş ki karşıdan

Motorsikletli bir adam geliyo.

Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni

yapmışlar… ama

nafile….

Serçe ‘çotaaank’ diye kaska çarpıp düşmüş..

motorcu

koşmuş

serçenin yanına.

Serçe baygın yatıyo.. kıyamamış, bırakamamış yolda; almış

getirmiş eve.

Eskiden kalma bi de kafesi var evde.. baygın serçeyi kafesin

içine güzelce

yerleştirmiş..

yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı

yatmış….

Bizim serçe bi müddet sonra ayılmaya başlamıs..

Daha tam seçemiyo ortalığı.. hafif bulanıklık var yani…

Bi bakmış ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde…

Birden dank etmiş vaziyet:

hassiktir lan  motorcuyu öldürmüşüz …!

02 Mayıs 2009 13:37 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Çocuk Hikayeleri

Bir varmış bir yokmuş. Hiçler Şehri’nde bir kız vardı. Bir gün eli yaralandı. Yarası iyileşmeye başladıktan birkaç gün sonra, merhem ve ilaç alıp yarasına sürmek için halasına gitti. Halası, “Bende merhem yok” dedi. Onun yerine iki yumurta verdi kıza.
- Bu yumurtaları pazara götürüp sat ve parasıyla attardan merhem al, dedi.
Şimdi dinleyin bakın, kızacağız başından geçenleri nasıl anlatıyor: Pazara giderken yolda yumurtalarımı kaybettim. Çok üzüldüm. Elimi keseye soktum. Kesenin dibinde bir kuruş buldum. Sonra yumurtaları bulmak için o bir kuruşu bir adama verdim. Adam bana iğneden bir minare yaptı. Minareye çıktım. Şehrin dört bir yanına baktım.Yumurtalardan birinin tavuk olup bir ihtiyarın elinde dolaştığını gördüm. İkinci yumurta horoz olmuş, bir köyde harman biçmekle meşguldü. Önce “Gidip horozu alayım”, dedim. Minareden aşağıya indim. Köye gittim. Oraya varınca horozumun kendisi için çalıştığı çiftçiye:
- Horozumu ver. Ayrıca sana çalıştığı kadarının ücretini de ver dedim.

Devamını oku…

02 Mayıs 2009 13:17 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Çocuk Hikayeleri

Gece yarısına doğru evden sesler yükselmeye başladı. Pencerenin camlarından parlak ve renkli ışıklar dışarı süzülüyordu. Yavrukuş çok korkmuştu. Hemen yuvasından uçup, yakındaki ağacın dallarına kondu ve pencereden ne olup bittiğini görmeye çalıştı. Odada tavana kadar yükselen bir çam ağacı vardı! Ağacın altına renk renk paketler, oyuncaklar konulmuştu. Çocuklar ağacın etrafında sevinçle koşuyor, oyunlar oynuyorlardı. Saka kuşu yavrusu, insanların gece yarısı neden bu kadar sevindiklerini anlayamamıştı. Çünkü Yavrukuş daha o yaz yumurtadan çıkmıştı ve bu koca dünyaya dair fazla bir şey bilmiyordu. O gece, insanlar ışıkları söndürüp yattıktan sonra, çok geç uyuyabildi.

Devamını oku…

27 Nisan 2009 23:49 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Çocuk Hikayeleri

Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki “Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim.

Devamını oku…