Arşiv
Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet�in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet�in annesi akşam yemeği süresince Handan�ı uzun uzun süzer ve aslında Handan�ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder.
Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki:
Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.
Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.
Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar: Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.Sevgiler oğlun Mehmet.
Bir hafta sonra Mehmet�in annesinden mektup gelir:
Sevgili oğlum,
Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki:
Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.
Sevgilerle annen…
Kendisini karşılayan sekretere; Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: “Nazif Bey mi?”dedi.
“Evet, Nazif Bey!” diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla “Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.” dedi.
Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. “Ya, öyle mi…?”diyebildi sadece.
Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaşlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini Toparlayıp “Onun adına görüşebileceğim bir yakını var mı acaba?” diye sordu.”Evet, var, oğlu Selim Bey… “. Titrek bir sesle “Öyleyse Selim Beyle görüşebilir miyim?” dedi.
İki amerikalı bir barda oturuyorlar. Bunlardan biri zenci biri de beyaz. İçip iyice sarhoş oluyorlar. Neyse beyaz olan biraz ırkçı, zenciye diyorki:
- Sizin avuç içleriniz ve ayaklarınızın altı neden beyazdır biliyomusun?
Zenci anlıyor bi bokluk olcağını ama merak da ediyor adamın ne söyliceğini!
- Neden beyazmış söyle bakalım diyor
Beyaz da:
- Çünkü tanrı sizi boyarken siz dört ayağınızın üzerindeydiniz diyor
zenci acayip sinirleniyor bardaki herkes kesin kavga çıkacak diye beklerken zenci beyaza bir soru soruyor:
- Peki sen karının orasındaki tüyler neden siyahtır onu biliyomusun?
Bu sefer de beyaz acayip sinirleniyor ama o da zencinin ne söylicegini merak ediyor.
- Neden? diye soruyor.
- Çünkü karını zikerken daha boyam kurumamıştı.