Arşiv
İnce gövdesi, zayıf dalları ve az sayıdaki yaprakları ile asırlık ağaçlara gıpta eden bir fidanın öyküsüdür, her insanın yaşamı.
Kökündeki cevher aynıdır asırlık ağaçlarla ama o bilmez, sadece dışardan gelecek suya, topraktan aldıklarına ve güneşe bakar. Bir an evvel büyümek ister; dallarını göğe uzatmak, yolculara gölge olmak, muhteşem görüntüsüyle herkesi etkilemek, kuşlara yuva olmak ister.
Her yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. Bir kraliçe, sarayının pencerelerinden birinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. Derken birden parmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış.Kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz, “Çocuğum kız olursa, teni kar gibi ak, yanakları kan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun,” diye geçirmiş içinden.