Arşiv
Kadın psikiyatriste gidip “Gerçekten çok endişeliyim” demiş, “Geçen gün bizim evde kızımı komşunun oğlu ile çırılçıplak buldum, birbirlerinin vücutlarını inceleyip zevkle kıkırdıyorlardı.”
Psikiyatrist gülümsemiş “Endişe edilecek bir şey yok” demiş, “Bu çok normal…”
“Bilemiyorum işte” demiş annesi, “Ben çok endişeleniyorum… Kızımın kocası da öyle!..”
Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın:
- “Ah doktorcuğum”, dedi. “Bu dişi çektirmektense, çocuk doğurmayı tercih ederim.”
Doktor: - “Öyleyse koltuğun ayarını yapmadan önce kararınızı verin.”
Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer.
Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
“..Şöyle açıklayabilirim…” der..
“Eve dönerken bu zavallı kızı gordum. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası gecti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım, fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süveteri ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmustu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana
“Karınızın artık kullanmadığı baska bir şey var mı bu evde?” diye sordu..
Ve işte buradayız..�
Delikanlı olgunca bir arkadaşına yalvarir. ��Abi nolursun zamparalık nasıl yapılır bana da öğretir misin ?�� Bak oğlum der. Akşam en son kalkan ada vapuruna bineceksin, heybeliada da ineceksin, orada eşini bekleyen birçok kadın göreceksin, kocası gelenler birlikte giderler, kocası vapurdan çıkmayan kadinlardan birini gözüne kestirir beraber yemeğe gitmeyi teklif edersin. Ehhh sonrasında seks yapmakta senin becerine kalmış.
Delikanlı o gün son ada vapuruna binmiş vapurdaki sallantıdan uyuya kalmış, birde gözlerini açmış ki heybeliadayı geçmis büyükadaya gelmiş. Olsun ada değil mi birşey farketmez deyip vapurdan inmiş. Gerçekten birkaç kadının kocası gelmemiş. Bizimki gözüne kestirdigi birini yemeğe beraber çıkmalarını teklif etmiş. Kadın da
-��Burası küçük bir yerdir herkes birbirini tanır buyüzden evime gidelim!! demiş. Bunlar yemekten sonra gerekli işleme başlamışlar on dakika sonra kapı paldır küldür açılmış ve kadının kocası girmiş.
- Karıcım geç kalınca bir motor tuttum geldim ama ben gelmeyince bana yapacağın bumuydu.!!
Bu arada bizimkine dönmüş
- Ulan sana Heybeliada dedik hergele, Büyükada değil. !!
Evli bir çift cadılar partisine davetliydi.Dışarıya çıkmak için hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı.Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi.Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti kadın da birkaç aspirin alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi.Tam hazırlanırken “acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor” diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti. Oraya vardığında bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla çok yakınlaşarak dansediyordu, nereye kadar gidebileceğini görmeye karar verdi.Kocasına yaklaştı,Onunla çok samimi bir şekilde dansetmeye başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek sevişmeye başladılar ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı. Adam sabaha karşı 01.00 sularında ve döndü ve doğru yatağa gitti. Kadin :
-”Parti nasıldı kocacığım” diye sordu, Adam da:
-”Sensiz hiç eğlenemedim tatlım” diye yanıtladı. Kadın,
-”İnanmıyorum” diye cevapladı, “Bahse girerim çok eğlenmişsindir” Adam
-”Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah�ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi….
Bir gün hamile bir kadın mağazada alışveriş yaparken, bir çatışma çıkar ve vurulur. Hemen hastaneye kaldırırlar. Doktor ameliyat sonrası kadına :
- Hanımefendi hayati tehlikeyi atlattınız. Ancak iki kurşunu çıkaramadık. Bunlardan biri doğacak olan kız çocuğunuza diğeri ise erkek çocuğunuza isabet etmiş. Şimdi çıkarırsak ölürler. Ancak üzülmeyin ileride bu kurşunları vücutlarından atarlar.
Kadın doğum yapmış. Çocuklar sağlıklı. Aradan yıllar geçmiş. Kız çocuğu bir gün bahçede oynarken :
- Anne! Anne! Çabuk gel!!!
diye bağırmış. Annesi telaş içinde ;
- Ne oldu kızım?
- Bak anne vücudumdan bir demir parçası çıktı.
Kadın sevinmiş:
- Telaşlanma! Doktor amcan demişti. Bak kurşunu vücudundan attın. Bundan birkaç gün sonra bu kez erkek çocuğu :
- Anne anne çabuk gel!
Kadın yine telaşla koşmuş :
- Ne oldu oğlum?
- Anne, mastürbasyon yaparken kediyi vurdum!
Tipik bir maço adam, çok hoş bir sarışınla evlenir ve nikahın hemen ardından kurallarını ortaya koyar:
“Eve ne zaman istersem, saat kaçta istersem, ki herşeyden önce eğer istersem, o zaman gelirim ve senden bu konuyla ilgili bir tartışma istemiyorum.
Ben başka bir şey söylemedikçe, her akşam yemek masasını kusursuz istiyorum. İstediğim zaman eski kız arkadaşlarımla içmeye ve kağıt oynamaya giderim ve bana bu konuda güçlük çıkarma sakın. Bunlar benim kurallarım. Yorumun var mı?”
Kadın: “Hayır, benim için sakıncası yok.Yalnız şunu bil ki, burada her gece saat 7�de sex yapılacak, sen olsan da, olmasan da…”
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kadıncağızın bir oğlu varmış. Herkes bu çocuğu keloğlan diye çağırırmış. Bu ana oğul çok fakir imişler. Yalnız birçok tavukları olduğundan bunların yumurtasını satarak geçinip giderlermiş.
Bir gün tavuklar yumurtlamamış, kadın da oğluna tavuklardan birini satarak ekmek almasını söylemiş. Keloğlan tavuklardan birini alarak, pazara gitmiş ve bir hamamcıya satmış. Fakat hamamcı parayı peşin vermeden gitmeye başlamış. Keloğlan da peşini takip etmiş. Hamamcının eve girdiğini görünce o da hemen arkasından girmiş ve onu gözetleyerek dinlemeye başlamış. Hamamcı tavuğu karısına uzatarak:
Bunu al, iyice temizle, haşlayarak suyuna güzel bir pilav yap, akşamüzeri bir uşak göndererek aldıracağım, demiş ve sokağa çıkarak uzaklaşmış.