Arşiv
Birgün, adam, fabrikasını oğluna gezdiriyormuş:
-Bak oğlum, birgün ben yaşlanacağım veya vefat edeceğim. İleride bu fabrikaya senin bakman lazım.
-Tamam baba, ama nasıl?
-Bak şimdi, burdan ineği sokuyorsun, öbür taraftan sucuk olarak çıkıyor.
Çocuk, bir müddet düşündükten sonra.
-Peki baba, öbür taraftan sucuğu soksak, buradan inek olarak çıkar mı?
-Ah be oğlum! O makinadan tek annende var. Yıllarca soktum sucuğu, senin gibi eşek bir evlat çıktı!…
Yoksul bir oduncu, ıssız bir ormanın kıyısındaki küçük bir kulübede karısı ve üç kızıyla birlikte oturuyormuş. Bir sabah yine işine giderken karısına demiş ki “Bugün öğle yemeğimi büyük kızla ormana gönder. Çünkü öğleye kadar işimi bitiremeyeceğim.
Bir zamanlar yoksul ve dul bir kadın varmış. Oğlu çok tembel bir delikanlı olduğu için paraları yok denecek kadar azmış. Bir gün o kadar zor bir duruma düşmüşler ki, kadıncağız ellerinde kalan tek mal varlığını, Süt Beyazı isimli ineklerini satmaya karar vermiş. Oğluna ineği pazara götürüp satabileceği en iyi fiyata satmasını söylemiş.
Bir terzinin bir oğlu varmış. Bu çocuk o kadar küçük kalmış ki, boyu bir başparmaktan fazla uzamamış. Bunun için ona “Parmak Çocuk” derlermiş.
Ama çocuğun cesareti pek fazlaymış. Bir gün babasına demiş ki:
Babacığım, ne olursa olsun ben uzaklara gideceğim!