Arşiv
Kendisini karşılayan sekretere; Nazif Beyle görüşmek istediğini söyledi. Bunun üzerine sekreter birden ciddileşti: “Nazif Bey mi?”dedi.
“Evet, Nazif Bey!” diye cevap alınca, hüzünlü bir ses tonuyla “Nazif Bey sizlere ömür efendim, onu kaybedeli dört yıl oldu.” dedi.
Hiç beklemediği bu haberle bir acı saplandı yüreğine. “Ya, öyle mi…?”diyebildi sadece.
Hicranlı bir suskunlukla bir müddet öylece kalakaldı. Gözlerine hücum eden yaşlar yanaklarından süzülüp göğsüne damladı. Kendisini Toparlayıp “Onun adına görüşebileceğim bir yakını var mı acaba?” diye sordu.”Evet, var, oğlu Selim Bey… “. Titrek bir sesle “Öyleyse Selim Beyle görüşebilir miyim?” dedi.
Burada 9 yaşındaki bir çocuğun süper formulünü takdim etmek istiyoruz.
Ne yani… 9 yaşındaki çocuk çözüm bulamazmı?
Birgün bu 9 yaşındaki çocuk okulda coğrafya öğretmenliği yapan babasından Pazar günü sinemaya gitme sözü alır.
Günlerce Pazar gününün hayali ile haftayı geçirir ve Pazar sabahı babasına ‘ ‘ Sinemaya söz verdin unutma!’ ‘ diyerek bir kez hatırlatmak ister.