Arşiv

‘bebek’ Etiketi için arşiv
04 Aralık 2009 23:07 | Henüz yorum yok.

Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :

“Allah’ım dünyaya gideceğim ve orada ne yapacağımı bilmiyorum.”
* Ben senin için bir melek yarattım ve o seninle ilgilenecek.
“Allah’ım onların dilini bilmiyorum.Onlarla nasıl anlaşacağım, nasıl iletişim kuracağım?”
* Senin için yarattığım melek, sana onların dilini öğretecektir.
“Allah’ım duyduğum kadarıyla dünyada çok kötülükler varmış. Onlarla nasıl başa çıkacağımı bilemiyorum.”
* Senin için yarattığım melek, seni canı pahasına kötülüklerden koruyacaktır. Merak etme sen…
“Allah’ım peki sana tekrar nasıl döneceğim?”
* Senin için yarattığım melek , bana nasıl döneceğini sana anlatacaktır.
O sırada cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulasır.Derken melekler gelir ve dünyaya gitme zamanının geldiğini söylerler. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
“Allah’ım benim için yarattığın meleğin adı ne?”
* Adının önemi yok ; ama, sen ona “ANNE ” diyeceksin…

08 Mayıs 2009 22:06 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Türk Hikayeciler

Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye iline bağlı Hemite köyünde ya da şimdiki adıyla Göğceli’de (Gökçedam) doğdu. Asıl adı Kemal Sadık Gökçeli’dir.Henüz ortaokul sıralarındayken halk yazınına duyduğu ilgi onu folklor derlemeleri yapmaya yöneltti. O dönemde şiirleri Adana Halkevi’nin yayını olan “Görüşler Dergisi”nde yayımlandı. Ortaokulun son sınıfındayken okulu bırakmak zorunda kalarak ırgatlık, amelebaşılık, pirinç tarlalarında su bekçiliği, arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi işlerde çalıştı. Bu arada “Ülke”, “Kovan”, “Millet”, “Beşpınar” dergilerinde şiirleri görüldü.

Devamını oku…

02 Mayıs 2009 12:33 | Henüz yorum yok.

5 Ekim: Bugün var edildim. Buradayım. Varım. Müthiş bir duygu bu. Var olduğumu henüz annem ve babam bilmiyor.

Bir elma çekirdeğinden bile küçüğüm. Ama ne de olsa, ben benim. Varım ya! Bu bana yetiyor. Henüz bedenim belli belirsiz, yüzüm yok ama, varlığımı ve benliğimi hissedebiliyorum. Bir kız olacağım ve baharda çiçekleri seveceğim.

19 Ekim: Biraz büyüdüm. Kımıldamam mümkün değil. Annem henüz farkında değil ama onun kanıyla besleniyorum. Kalbini dolaşıp gelen sımsıcak kan bana geliyor. Beni sevecek bir kalbin kıpırtılarını şimdiden hissediyorum. Annem beni çok sevecek. Annem için güzel bir sürpriz olacağım.

Devamını oku…

27 Nisan 2009 23:44 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Dünya Klasikleri

Bir zamanlar bir Kral ile Kraliçe bir kız çocukları olunca bu mutlu günün şerefine bir ziyafet vermişler. Ziyafetten sonra Kral çevresindeki insanlara baba olmanın kendisini nasıl mutlu ettiğini anlatmış, zira yıllar yılı karısıyla birlikte hep bir çocuk sahibi olmayı beklemiş durmuş. Sonra bebeğin altını değiştirmeyi yeni öğrendiği sıralarda başına gelenleri anlatırken konukların hepsini güldürmüş. Derken konukların bebek Prenses’e hediyelerini verme zamanı gelmiş.

Devamını oku…

27 Nisan 2009 23:32 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Dünya Klasikleri

Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.
Bir gün pencereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.
“Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.

Devamını oku…