Arşiv

‘arkadaş’ Etiketi için arşiv
26 Mayıs 2009 21:52 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Fıkralar

Mehmet ile Handan öğrenci olup, aynı evi paylaşmaktadırlar. Bir gün Handan ve Mehmet, Mehmet�in annesini yemeğe davet ederler. Mehmet�in annesi akşam yemeği süresince Handan�ı uzun uzun süzer ve aslında Handan�ın çok alımlı ve güzel bir kız olduğunu, acaba aralarında ev arkadaşlığından daha ileri bir boyutta bir ilişkinin mevcut olup, olmadığını merak eder.

Aklını okumuşcasına Mehmet annesine der ki:

Ne düşündüğünü biliyorum ama emin ol ki sadece ev arkadaşıyız, ötesi yok.

Akşam yemeğinden sonra Mehmetin annesi evine döner. Aradan bir iki gün sonra Handan der ki: Mehmet, annen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesini bulamıyorum.

Mehmet yanıtlar: Annemin almış olabileceğini tahmin etmiyorum ama ben yine de kendisine bir mektup yazayım. Oturur ve yazar: Anneciğim, gümüş çorba kasesini sen aldın demiyorum, ama almadın da demiyorum. Fakat konu şu ki: Sen bize yemeğe geldiğinden beri gümüş çorba kasesi kayıp.Sevgiler oğlun Mehmet.

Bir hafta sonra Mehmet�in annesinden mektup gelir:

Sevgili oğlum,

Handanla yatıyorsun demiyorum, ama yatmıyorsun da demiyorum. Fakat konu şu ki:

Handan kendi yatağında yatıyor olsaydı, gümüş çorba kasesini çoktan bulmuş olurdu.

Sevgilerle annen…

26 Mayıs 2009 21:46 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Fıkralar

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - “Bana prezervatif verir misiniz?”, der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, “ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum”, der. Çocuk da kıza:
- “Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!”

11 Mayıs 2009 22:33 | Henüz yorum yok.
Kategoriler: Fıkralar

Delikanlı olgunca bir arkadaşına yalvarir. ��Abi nolursun zamparalık nasıl yapılır bana da öğretir misin ?�� Bak oğlum der. Akşam en son kalkan ada vapuruna bineceksin, heybeliada da ineceksin, orada eşini bekleyen birçok kadın göreceksin, kocası gelenler birlikte giderler, kocası vapurdan çıkmayan kadinlardan birini gözüne kestirir beraber yemeğe gitmeyi teklif edersin. Ehhh sonrasında seks yapmakta senin becerine kalmış.
Delikanlı o gün son ada vapuruna binmiş vapurdaki sallantıdan uyuya kalmış, birde gözlerini açmış ki heybeliadayı geçmis büyükadaya gelmiş. Olsun ada değil mi birşey farketmez deyip vapurdan inmiş. Gerçekten birkaç kadının kocası gelmemiş. Bizimki gözüne kestirdigi birini yemeğe beraber çıkmalarını teklif etmiş. Kadın da
-��Burası küçük bir yerdir herkes birbirini tanır buyüzden evime gidelim!! demiş. Bunlar yemekten sonra gerekli işleme başlamışlar on dakika sonra kapı paldır küldür açılmış ve kadının kocası girmiş.
- Karıcım geç kalınca bir motor tuttum geldim ama ben gelmeyince bana yapacağın bumuydu.!!
Bu arada bizimkine dönmüş
- Ulan sana Heybeliada dedik hergele, Büyükada değil. !!