Arşiv
Dönemin amerika ingiltere ve Türkiye Başbakanları biraraya gelmis ve toplantı sonunda basının sorularini yanitliyorlarmis
Gazeteci sormus:
- ülkenizde 4 kisilik bir aile ne kadar gelirle rahat bir hayat
surebilir siz onlara ne kadar oduyorsunuz?
amerika basbakani:
- amerikada 4 kisilik bir aile 5000 dolar ile rahat bir yasam surebilir, biz onlara 6500 dolar oduyorum geri kalan 1500 dolari naparlar bilmiyorum.
ingiltere basbakani:
- ingilterede ayni aile 4000 pound ile rahat yasar, biz 5000
veriyoruz 1000 pound nereye gidiyor bilmiyoruz
Turkiye Basbakani:
- Turkiyede ayni ailenin aclik siniri 800 000 000 TL dir. Biz onlara
300 000 000 TL veriyoruz geriye kalan 500 000 000 lirazyı nereden buluyorlar bizde anlamis degiliz
Günün birinde İstanbul�da sarışının biri hayattan o kadar bezmiş ki, kendini boğazın soğuk sularına bırakarak hayatına son vermeye karar vermiş.
Boğaziçi köprüsünden geçerken arabasını durdurmuş, bariyerlere çıkmış ve titreyerek az sonra kendisini bu çekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka ağlarken yanına genç ve yakışıklı bir genç gelmiş.
Genç ona acımış ve sarışının ellerini tutup;
- ��Bak, yaşaman için çok neden var, yarın sabah gemim Amerika�ya gitmek üzere demir alacak, eğer istersen, seni de çaktırmadan gemiye alıp saklayabilirim, sana hem yemek getiririm hem de sana çok iyi bakarım�� demiş.
Sarışın bakmış kaybedecek bir şey yok belki de Amerika�ya gidip yeni bir başlangıç yaparım umuduyla denizcinin teklifini kabul etmiş.
O akşam denizci genç onu gemiye almış ve filikalardan birine saklamış. Her gece sarışına üç sandviç ve bir meyve getiriyormuş, sonra da sabah�a kadar sevişiyorlarmış.
Birkaç gün sonra, kaptan rutin kontrolleri sırasında sarışına rastlamış. Orada ne aradığını sormuş. Sarışın da:
- ��Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlaştım, o bana hergün yemek getiriyor ve Amerika�ya gitmemi sağlıyor, ben de onun benimle sevişmesine izin veriyorum��. demiş.
Kaptan;
- ��Seninle seviştiği kesin küçük hanım�� demiş.
- ��Yalnız bu Kadıköy-Beşiktaş vapuru��…
1889’da Oak Park, İllinois’de doğdu. Hemingway, altı çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı. İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze’de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı.